Road Quest Road Quest ← Ana Sayfa

Kahramanlarımız

Maceraya çıkmadan önce, 16 kahramanımız kendi günlüklerini bıraktı: kim olduklarını, neyden korktuklarını, neden bu yola çıktıklarını kendi ağızlarından anlatıyorlar. Bazı yazıların altında birbirlerine bıraktıkları yorumları da bulacaksınız.

Sera Demirkalkan

Bazıları bana "gülümsemeyi unuttun mu" diye sorar. Unutmadım. Sadece saklıyorum, kimin görmeye değer olduğuna karar verene kadar.

Sınır köyümde büyüdüm, kılıç tutmayı ustamdan öğrendim. O beni son savaşında kurtardı, ben onu kurtaramadım. O günden beri içimde bir söz taşıyorum: arkamdaki kimseyi kaybetmeyeceğim. Bazen bu söz beni akıllıca olmayan yerlere sürüklüyor, biliyorum. Ama bir daha o boşluğu hissetmektense, gereğinden fazla risk almayı tercih ederim.

Zırhımın ağırlığını sevmiyorum, ama onu her sabah giymeyi seçiyorum. Kaşımdaki iz de öyle, sildirmedim. Unutmak istemediğim şeyler var.

Yorumlar

Thane Aslanyürek: Sen kimseye gülümsemezsin diye bahse girerdim ama az önce bir sayfa yazı yazmışsın. Vay be, kalp mi var orada? 😄
bir okuyucu: Ustasının yüzüğünü hâlâ taşıması beni çok duygulandırdı.
Thane Aslanyürek

İtiraf edeyim: arenada alkış almayı severim. Ama bir gün fark ettim ki en gerçek alkışı, kurtardığım bir köyün sessizliği verdi bana: kimse tezahürat yapmadı, sadece ağladılar, sonra sarıldılar. O gün anladım: eğlence için değil, doğru olan için savaşmalıyım.

Yine de eski alışkanlık zor bırakılıyor. Bir düşmanı yenince hâlâ elimi havaya kaldırıp etrafa bakınırım, kimse alkışlamasa bile. Takımım bana gülüyor, haklılar da.

Param elimde durmaz, biliyorum. Ama bir köyü kurtarmaya param yetiyorsa, cebimde durmasının ne anlamı var?

Yorumlar

Sera Demirkalkan: Gösteriş yapmayı bırakırsan belki param cebinde de kalır demek istiyordum, ama tanıyorum seni, bırakmayacaksın.
Dorian Telkırıcı: Bir gün ikimiz aynı sahnede olalım Thane, kim daha çok alkış alır görürüz. 😏
Liora Gölgerün

Bir zamanlar bir büyüyle ailemin evini yaktım. Kaza mıydı? Evet. Beni rahatlatıyor mu bu? Hayır.

O günden beri her büyüyü iki kez düşünürüm. Bazen üç. Takımım bunun sabrımı test ettiğini söylüyor ama gerçek şu: kontrolü kaybetmenin neye mal olduğunu biliyorum, bir daha asla o bedeli ödemek istemiyorum.

Yanımda hep küçük bir kedi heykelciği taşırım, annemin bana verdiği son şey. Şans uğuru diyorum ama aslında bir hatırlatıcı: dikkatli ol, ama unutma da neden savaştığını.

Yorumlar

Caspian Ateşbilge: Liora bir büyüyü üç kez düşünürken ben zaten iki kere patlatmış oluyorum. Belki ortada bir yer vardır? 😄
bir okuyucu: O kedi heykelciğinin hikayesini bilmiyordum, şimdi daha da sevdim onu.
Caspian Ateşbilge

Akademiden atıldım çünkü hocamın sakalını yaktım. Kaza mıydı? Teknik olarak evet. Pişman mıyım? Biraz. Bir daha denemeyecek miyim? Kesinlikle deneyeceğim, sadece uzaktan.

Her patlama bir derstir diyorum kendime, ve şu ana kadar epey ders aldım. Asam çatlak ama hâlâ çalışıyor, tıpkı benim gibi belki de.

En sevdiğim şey, bir şeyin nasıl işlediğini merak etmek. En az sevdiğim şey de, bunu öğrenirken kaşlarımı kaybetme ihtimalim.

Yorumlar

Liora Gölgerün: Bir gün seni patlamadan önce durdurabileceğim bir büyü öğreneceğim, söz veriyorum.
Nyx Karagölge: Kaşların hâlâ yerinde duruyor mu bari? 😏
Amara Işıkeli

Bir salgın köyümü aldı benden çünkü yardım zamanında gelmedi. O günden beri kendime bir söz verdim: kim olursa olsun, kim ne kadar uzakta olursa olsun, geç kalmayacağım.

Bazen bu söz beni tüketiyor. Takımım "kendine de biraz iyileş" diyor, gülüp geçiyorum. Ama nasıl dinlenirim ki, birinin bana ihtiyacı olabilecekken?

Elimdeki tılsım hâlâ parlıyor, köyümden kalan tek şey. Onu her kullandığımda, bir kere daha geç kalmadığımı hissediyorum.

Yorumlar

Elian Merhamettaş: Amara, sen herkesi iyileştirirken kendini unutuyorsun. Bu sefer izin ver ben senin için endişeleneyim.
bir okuyucu: Bu yazıyı okurken gözlerim doldu, gerçekten.
Elian Merhamettaş

Savaş alanında sayısız hayat kurtardım. Bir tanesini kaybettim. Tahmin edin hangisini hâlâ hatırlıyorum her gece.

Artık savaş meydanlarından uzağım, yol boyunca karşıma çıkanlara küçük küçük yardım ediyorum. Belki bu şekilde o eski ağırlığı biraz hafifletebilirim, ya da sadece taşımayı öğreniyorumdur.

Cebimde eski bir madalya taşırım. Kimse sormaz, ben de anlatmam, ama bugün anlattım işte. Bazen bir günlük sayfası, bir arkadaştan daha kolay dinliyor insanı.

Yorumlar

Amara Işıkeli: O madalyayı bana hiç göstermemiştin. Teşekkür ederim, güvendiğin için.
Fenwick Ormanoğlu: Ormanda kaybolan biri olsan seni bulurdum. Savaş alanında kaybolan birini bulmak zor, biliyorum.
Rowan Sisavcı

Az konuşurum. Çok dinlerim. Ormanda böyle hayatta kalınır, ailem bir baskında yok olduğunda bunu öğrendim, yalnız ve hızlı.

Yıllarca kimseye ihtiyacım olmadığını düşündüm. Sonra bir grupla yola çıktım ve fark ettim: bazen bir okun isabet etmesi için değil, birinin arkanı kollaması için de birine ihtiyacın olur.

Hâlâ tam güvenmiyorum. Ama denemeye başladım. Bu da bir şey, sanırım.

Yorumlar

Finn Yeşilyay: Rowan üç kelimeyle konuşur ama üçü de doğru kelimelerdir. Ben on kelimeyle bir tanesini bulurum belki. 😄
bir okuyucu: Sessiz karakterler en derin olanlardır bazen.
Finn Yeşilyay

Babam "sabır her nişancının en önemli silahıdır" derdi. Ben de bir gün evden kaçıp maceraya atıldım, yani sabrı pek dinlemedim galiba.

Hâlâ öğreniyorum. Rowan bana sessiz kalmayı öğretmeye çalışıyor, ben de ona konuşmanın da bir silah olabileceğini göstermeye çalışıyorum. İkimiz de pek başarılı değiliz ama deniyoruz.

Babamın düdüğünü hâlâ boynumda taşırım. Bazen çalarım, sadece onu duyabiliyormuş gibi hissetmek için.

Yorumlar

Rowan Sisavcı: Sabır konusunda hâlâ öğrenci olabilirsin ama düdüğü çalman, bir şeyler öğrendiğinin kanıtı.
Thane Aslanyürek: Finn, sen benim küçük kardeşim gibisin, enerjik, aceleci, ve tam da bu yüzden sevimli. 😄
Wren Şarkırüzgar

Kasabam bir gecede yandı. Elimde kalan tek şey lavtam ve içimdeki hikayelerdi. O gece ağladım, ertesi gün şarkı söyledim, ikisi de gerçekti.

Her kasabada bir gülümseme bırakıyorum artık. Bu benim evimi yeniden inşa etme şeklim, sanırım, tuğla tuğla değil, hikaye hikaye.

Gerçeği biraz süslerim bazen, itiraf ediyorum. Ama bir hikayenin kalbi her zaman gerçek kalır, süsler sadece onu daha iyi görmenizi sağlar.

Yorumlar

Dorian Telkırıcı: Sen hikayeleri süslersin, ben sahneyi süslerim. Bir gün ikimiz aynı meyhanede çalsak, kim kazanır dersin? 😏
bir okuyucu: Kasabanın küçük bir parçası her yerde yaşıyor demek, çok güzel bir düşünce.
Dorian Telkırıcı

Ailem beni reddetti çünkü saray hayatını bırakıp lavta çaldım. "Gerçek bir alkış, sahte bir unvandan daha değerlidir" dedim onlara, kapıyı arkamdan kapatırken.

Kibirli olduğumu söylerler, belki haklılar. Ama bir dostuma ihtiyaç olduğunda, unvanımı değil kendimi ortaya koyarım, ve bu hiçbir tacın veremeyeceği bir şey.

Ailemin arması işlenmiş bir yüzüğüm var hâlâ, ama takmıyorum. Bazı şeyleri unutmadan taşımanın yolu, onları göstermemekten geçiyor.

Yorumlar

Wren Şarkırüzgar: Kibirli olabilirsin Dorian, ama şarkı söylerken gözlerindeki o ışığa kimse "sahte" diyemez.
Isolde Nurkalkan: Ailenin seni reddetmesi onların kaybı. Sen bu grupta bir yer buldun, bunu unutma.
Garrick Kutsalyemin

Ustamı ihbar ettim çünkü yozlaşmıştı. Doğru olanı yaptım, biliyorum. Ama "hocasına ihanet eden" lakabı hâlâ peşimde, bazı geceler zırhımdan daha ağır geliyor.

Onur, alkıştan önce gelir diyorum kendime. Kimse beni alkışlamasa bile, aynaya baktığımda utanmayacağım bir seçim yapmak istiyorum.

Gri alanları görmekte zorlandığımı biliyorum. Belki de bu yüzden yanımda, benim göremediğimi gören insanlara ihtiyacım var.

Yorumlar

Isolde Nurkalkan: Sen doğru olanı yaptın Garrick. Bazı yükler, taşıdığımız için değerlidir.
bir okuyucu: Onur her zaman kolay değil. Bu yazı bunu çok iyi anlatıyor.
Isolde Nurkalkan

Kız kardeşimi koruyamadım. O günden beri her zayıf, her korumasız olanı koruma yemini ettim, belki de kendimi affetmenin tek yolu bu.

Dinlenmeyi reddederim, biliyorum. Takımım beni durdurmaya çalışıyor, ben de onları durdurmalarına izin vermemeye çalışıyorum. İkimiz de inatçıyız galiba.

Kardeşimden kalan kolyeyi hiç çıkarmam. Onu koruyamadım ama anısını koruyabilirim, ve bu bana yetiyor, çoğu gün.

Yorumlar

Garrick Kutsalyemin: Sen tükenene kadar çalışıyorsun ama unutma, koruduğun insanlar seni de korumak istiyor.
Sera Demirkalkan: Kimseyi kaybetmeme sözü sende de var, bende de. Belki bu yüzden birbirimizi bu kadar iyi anlıyoruzdur.
Yara Kökdinleyen

Bir madencilik şirketi ormanımı yok etti. O gün topraktan bir şey öğrendim: unutmuyor. Ben de unutmayacağım.

Cebimde küllerden büyüyen ilk fideyi taşırım hâlâ. Küçük, kırılgan, ama hayatta. Tıpkı umut gibi.

İnsan kalabalıklarından rahatsız olurum, itiraf ediyorum. Ama bu grup... bu grup bana toprak gibi hissettiriyor bazen. Sabit, güvenilir, gerçek.

Yorumlar

Fenwick Ormanoğlu: Yara, sen kalabalıktan kaçarsın ama bu gruptan kaçmıyorsun. Bu bir şey demek, biliyorsun değil mi?
bir okuyucu: O fideyi büyütecek güvenli bir toprak bulması için dua ediyorum.
Fenwick Ormanoğlu

Şehri denedim bir zamanlar. Duvarlar arasında nefes alamadım, kelimenin tam anlamıyla. Ormana döndüm ve bir daha ayrılmadım.

Omzumdaki kuş, yıllar önce iyileştirdiğim bir dost. O günden beri hiç ayrılmadık. İnsanlara güvenmem uzun sürer ama hayvanlar hiç yalan söylemez.

Sosyal olarak beceriksiz olduğumu söylerler. Belki haklılar. Ama bir kuşla derin bir sohbet edebiliyorsam, kaybettiğim bir şey yok demektir.

Yorumlar

Yara Kökdinleyen: Sen sosyal beceriksiz değilsin Fenwick, sadece kelimelerini hayvanlarla konuşmak için saklıyorsun.
Rook Gölgeparmak: Bir kuşa güvenmek insana güvenmekten kolay, anlıyorum seni. 😄
Nyx Karagölge

Sokaklarda büyüdüm, hayatta kalmak için çalmayı öğrendim. Bir gün zengin bir tüccardan çaldığım parayla aç bir mahalleyi doyurdum. Kimse bilmiyordu, bu yazıyı okuyana kadar.

Kimseye tam güvenmem. Geçmişimi gizlerim. Ama bir kez güvenirsem, o güven sonsuza kadar sürer, bunu hak eden çok az insan oldu şimdiye kadar.

Sırlarım kalacak, sanırım. Ama bu bir tanesi... bunu paylaşmaya değerdi.

Yorumlar

Rook Gölgeparmak: Bir hırsızın sırrını paylaşması büyük bir şey, Nyx. Seninkini duyduğuma sevindim. 😏
Caspian Ateşbilge: Kaşlarım hâlâ yerinde, teşekkürler sorduğun için.
Rook Gölgeparmak

Hırsızlar loncasında büyüdüm. Lonca beni bir "iş" için feda edilebilir görünce anladım: hiçbir şey göründüğü gibi değilmiş.

O günden beri kimseye tam bağlanmamaya çalışıyorum, daha güvenli. Ama bu grup... bu grup bana belki gerçek bir aile olabileceğini hissettiriyor, ve bu beni hem umutlandırıyor hem korkutuyor.

Parmaklarımdaki yüzükler çoğunlukla "ödünç alınmış". Ama güven ödünç alınmaz, kazanılır. Belki burada, sonunda, kazanabilirim.

Yorumlar

Nyx Karagölge: Güven kolay kazanılmaz Rook, ama sen bu grupta ilerliyorsun. Ben de görüyorum bunu.
Wren Şarkırüzgar: Bir gün loncana geri dönüp onlara ne kaybettiklerini gösterirsin.

Bu sadece başlangıç: kahramanlarımız birbirlerini daha çok tanıdıkça, aralarındaki dostluklar, rekabetler ve daha fazlası ilerleyen zamanlarda burada yerini alacak.